Reklamlar

Akıllı saat almak ne kadar akıllıca bir iş? Pebble Time incelemesi

Bugün bir inceleme yazısıyla daha karşınızdayım. Bu sefer giyilebilir teknoloji alanına adım atıyor ve bu işin ilk örneklerinden biri olan Pebble’ın Time modelini inceliyorum. Aslında Pebble Time’dan sonra 2 yeni model daha çıkardı ama benim en içime sinen Pebble modeli bu olduğundan bunu aldım ve inceleme konusu bugün bu oldu. Haydi incelemeye geçelim yavaş yavaş.

Yine bir ukalalık edip sonda söyleyeceğimi başta söyleyeceğim. Bir akıllı saat alacaksanız, almayın ahjkshskjhs. Evet biraz fazla direk oldu ama cidden akıllı saat almak için “canım öyle istiyor” dışında mantıklı bir neden yok. Ama illa alacak ve canım öyle istiyor nedenine sığınacaksanız bu Pebble Time olsun. Peki Neden?

Şöyle bir 2012 senesine geri dönelim ve bu işlerin nasıl başladığına ışık tutalım. Çoğunuzun bildiği üzere Kickstarter denilen bir kitle fonlama sitesi var. Bu site aracılığı ile kafanızdaki fikirlere ya da icatlara ya da çıkartacağınız yeni bir ürüne para toplayabiliyorsunuz. Misal yeni bir saat yapmak istiyorsunuz. Harıl harıl çalışıp bu saatin prototipini ürettiniz. Daha sonra buna güzel bir video çekiyor, özelliklerden bahsediyor, nasıl üreteceğinizi anlatıyor ve bu video ile Kickstarter’da belirli bir hedef belirleyerek “örneğin 1milyon $” bir kampanya açıyorsunuz. Diyorsunuz ki “aga ben bu saati üretecem bana destek olun, bağış yapabilirsiniz ya da bak bu saati şu ayda çıkartacam ilk alanlardan biri olabilirsin, şimdi benim bu kampanyam aracılığı ile diyelim 100$ öde ki bu saat çıktığında 200$’dan satacam, hem ben destek görmüş olayım hem de sen erken almış ol ve fiyat avantajı sağla”. İşte Pebble aynen bu şekilde 2012’de açtığı kampanyadan o zaman site için bir rekor olan 10 milyon $ toplamayı başardı ve büyük sükse yaptı. Neden bu kadar ilgi gördü peki? Çünkü bu saat akıllı saat mevzusunu başlatan ilk ürünlerden bir tanesiydi. O zaman pazarda ilk beliren firma Pebble oldu ve bu sektörün kurucularından bir tanesi oldu. Hemen ardından Google Wear adlı giyilebilir teknoloji için kendi platformunu duyurdu ve Apple geçtiğimiz sene içerisinde Apple Watch ile bu alanda bende varım dedi. Pebble sonrası onlarca değişik akıllı saat çıktı ve ben hemen hemen her platformun ürününü kullanan bir adam olarak akıllı saat işine bulaşmayın diyorum. Kısaca Pebble tarihinden bahsettikten sonra kısaca bu soruya bir cevap verelim.

pebbletime

Erkek milleti olarak aksesuar konusunda kadınlar kadar çok seçeneğe sahip değiliz. Bileklik gibi birkaç aksesuar dışında elimizde bir tek saat kalıyor. Saat kullanmanın da temelde 2 ana sebebi var. Birincisi ana neden olan saati öğrenmek ki bunun yanında hesap makinesinden takvime ek bir sürü özellik içeren bir çok saat var, ikinci neden ise aksesuar olarak kullanmak, yani süs. Cep telefonları çıktığından beri bu birinci nedenle ilgili çok dert etmek zorunda kalmıyoruz. Cep telefonları saati öğrenmek de dahil saatlerin o kısıtlı özelliklerinin çok daha fazlasını sunuyor. Süs konusunda ise kendi zevkinize göre 50 liradan başlayıp milyon dolarlara kadar uzanan skalada sınırsız seçeneğiniz var. Akıllı saatler ise esas olarak bu iki alana da hitap etmiyor ve üçüncü bir sorunu çözdüğünü iddia ederek yeni bir neden yarattığını söylüyor. Sizlere telefonunuza gelen bildirimleri telefonunuzu cebinizden çıkartmadan görme, gerekirse aksiyon alma “cevaplama, erteleme vb.”  gibi bir imkan sunduğunu söylüyor. Yani kısaca telefonunuza sürekli bakma alışkanlığınızı azaltacağınız iddia ediyor. Bunun yanında da çağımızın yeni trendi olan sağlıklı yaşamaya çalışmak için spor yapmanızı teşvik edeceğini, harcadığınız kaloriyi “adım sayarak vs.”, uykunuzu, kalp ritminizi vb. bir çok parametreyi takip ederek daha sağlıklı olmanıza yardımcı olacağını iddia ediyorlar. Ama bu ikisine de ne derece ihtiyaç duyuyoruz ki? İşte bu noktada akıllı saatler çuvallıyorlar.

Öncelikle bildirim olayına bakalım. Günlük 8 saat uyuduğumuzu var sayarsak, cep telefonlarımızla günde ortalama 16 saat haşır neşir durumdayız. Bunun en az %50’lik kısmında telefon ya elimizde ya da hemen elimize alabileceğimiz şekilde görüş alanımızda. Bunun dışında kalan zamanlarda da çanta içinde ya da cepte duruyor. Eğer telefona gelen bildirim ilk durumda gelirse zaten telefon üzerinden bildirime bakıp direk aksiyon almak çok daha kolay. Ama telefon çanta ya da cepteyken gelen bildirime bakmak saatle daha kolay oluyor. Bu kabul. Örneğin metroda giderken telefonunuz çantadayken bir sms geldi ve titredi. Telefonu çantadan çıkarmadan saat üzerinden gelen bildirime bakabiliyorsunuz. Eğer önemli bir şey değil ve cevap vermeniz gerekmiyorsa amenna. Yolculuğunuza geri dönebilirsiniz. Böylece saat sizi telefonu çıkarma zahmetinden kurtardı. Ama ya önemli ve aksiyon almanız gereken bir şey ise? İşte saat burada çuvallıyor çünkü Pebble, Android Wear ya da Apple Watch fark etmez, hiçbir akıllı saat ile bu süreçte aksiyon alma kısmını düzgün şekilde halledemiyor tekrar telefonu çıkartıp işinizi oradan hallediyorsunuz. Çünkü ekranları küçük. Çünkü vadettikleri sesli komut kısmı yeterince iyi çalışmıyor. Çünkü saat bir telefon değil adı üstünde saat. Kısacası hiçbir akıllı saat sizi telefona daha az bağımlı olacak hale getirmiyor. Yani sözünü tutmuyor. Gelelim sağlıklı yaşam kısmına. Bir çok saat bu alanda iyi. Adımlarınızı sayıyor, kalp ritminizi tutuyor vs. Fakat hiç biri sırf bu işler için özelleşmiş FitBit gibi bileklikler kadar iyi değil. Bunun yanında da eğer buna gerçekten gönül veren ve sürekli spor yapan biri değilseniz adım sayma dışındaki diğer tüm özellikler ne işe yarıyor ki? Bu adım sayma mevzusu da hemen hemen tüm telefonlarda zaten var. Telefonu yanınıza almadan sadece saatle koşuya çıkıyorsanız bir şey diyemeyeceğim ama onun dışındaki hiçbir olayda bana mantıklı gelmiyor. Yani gördüğünüz gibi akıllı saat aslına vadettiği iki şeyi de hem doğru düzgün yapmıyor hem de sorunları çözmüyor. Bunun yanında en iyi dayananın şarjı 2 gün gidiyor. Apple Watch hariç hemen hemen hepsi de çirkin. Eee o zaman akıllı saat neden alalım ki? İşte bende onu diyorum, almayın. Ama alacaksanız illa bugün inceleyeceğim Pebble Time ya da Pebble Time Steel alın. Haydi maddeler halinde bunun nedenine ve incelemeye geçelim.

dav

  • Pebble ilk ürününden yaklaşık bir sene sonra yeniden KickStarter’a dönerek Time modeli için yeni kampanya açtı ve en az ilk kampanya kadar başarılı oldu. Bugün incelediğim model olan Time birinci nesil Pebble’daki bazı eksik yanları gidererek ürünü bu sefer gönül rahatlığıyla alınacak hale geldi.
  • Pebble’ı diğer rakiplerinden ayıran en önemli özelliği kendisi dokunmatik ve amoled ya da lcd gibi gelişmiş ekran teknolojileri barındırmaması. Bunun yerine görüntü kalitesi olarak çok daha kötü olan e-ink teknolojisini kullanıyorlar. Bu teknoloji hani şu Amazon Kindle kitap okuyucularında ya da diğer kitap okuyucularda da gördüğünüz elektronik mürekkep teknolojisinin aynısı ve Time modelinde bu renkli e-ink olarak karşımıza çıkıyor. Pebble bu ekranı kullanmakla çok akıllıca bir seçim yapmış oluyor. Evet ekran bir amoled ekran değil, evet dokunmatik değil. Fakat bunlara bir saatte gerek var mı? Yukarıda uzun uzun anlattım saat aslında o dedikleri şeyleri çözen bir alet değil. Bu nedenle çok gelişmiş bir ekrana ihtiyaç yok. Pebble e-ink teknolojisini kullanarak diğer saatlerin yanına dahi yaklaşamayacağı bir ek özellik sağlıyor. 7 gün pil ömrü. İşte bu cidden her şeyi benim adıma değiştiriyor. 2 günde bir şarj edeceğin bir saati kullanmak bir dönem sonra eziyet oluyor. Ama 7 günde bir şarj edeceğin “ki 1 saatten az bir sürede şarj oluyor” bir cihazı kullanmak bu şarj olayını sorun olmaktan çıkartıyor.
  • Pebble’ın bir diğer özelliği de diyelim ki şarjı tamamen bitti. Bu durumda bile 1 güne kadar tüm diğer özellikleri kapatıp sadece ekranda saati göstererek bir saatin en temel özelliğini yerine getirmeye devam ediyor.
  • Pebble Time diğer bir çok saatte de olduğu gibi üzerinde bir hoparlör barındırmıyor. Bunun yerine notifikasyonları titreşim olarak bildiriyor.
  • Cihaz oldukça hafif ve birinci nesilden en büyük farklılığı ince olması. Böylece normal bir saat boyutuna yakın akıllı saat kullanabilmiş oluyorsunuz.
  • Cihaz üstünde kalp atışlarınızı izleme sensörü yok fakat adım sayar ve gece uyku takibine yarayan yazılım mevcut. Ki bence bunlar fazlasıyla yeterli.
  • Hem Android hem iOs ile çalışabilmesi de bir başka artısı. Cross platform kullanabiliyorsunuz.
  • Mıknatıslı bir şarj kablosu var. Standart micro usb veya usb type-c değil. Bu nedenle kabloyu kaybederseniz yenisini bulmak sıkıntı. Bunu dikkate alın.
  • Çok kısa sürede şarj oluyor. 10 dakika şarj ile 1 günü rahat çıkartabilirsiniz.
  • Kordonu standart saat kordonu. Yanında gelen esnek plastik kordun çok rahat ama sevmez iseniz herhangi bir saatçiden temin edebileceğiniz zevkinize uykun deri bir kordonla daha şık hale getirebilirsiniz.
  • Pebble’ın saat için kullandığı kendi uygulaması gayet kullanıcı dostu ve kolay kullanımlı. Apple ve Android Wear kadar çok uygulama olmasa da hemen hemen her işinizi halledebileceğiniz programları bulabileceğiniz bir uygulama mağazası da var. Ama hiçbir uygulama yüklemediğiniz halde bile üstündeki temel uygulamalar ile işinizi halledebilirsiniz.
  • Saatin görüntüsünü değiştirebileceğiniz ara yüz temaları da yüzlerce çeşit. Bu konuda zevkinize uygun olanı bulmak çok zaman almayacaktır.
  • 100€’luk fiyatıyla şu anda piyasadaki en uygun akıllı saatlerden biri. Bunu da aklımızın bir köşesine not edelim.

dav

Yine lafı çok uzattık. Toparlarsak; bir akıllı saat almak çok mantıklı bir iş değil, vadettikleri iyi yaptıkları arasında dağlar kadar fark var. Ama yine de nefsinize yenik düşerseniz Pebble Time çok iyi bir alternatif.

Reklamlar
Share

Fani bir aytimenicir. Berlin'den bildiriyor, sizleri bilgiye boğmadığı zamanlarda birşeyleri kapatıp açarak çalışmasını sağlıyor

6 Comments

  1. Ezgi Reply

    Merhabalar, Pebble saat almak için bir kaç yorum okumak istedim ve yazınız ile karşılaştım. Aralık 2016 tarihinde pebble ın batması/fitbit e katılması hakkında bazı yorumlar da okudum. Şuan hali hazrıda saat satılmakta ve almayı düşünüyordum fakat artık saatin bir garantisi yok mudur? konu hakkında bilgi sahibi iseniz yorumunuzu bilmek isterim. İlginiz için teşekkürlerimi sunuyorum

    1. Özgür ÖZTÜRK Reply

      Merhaba garantisi var ve devam edecek fakat saate yeni güncelleme yazmayacaklar ve mevcut mağazadaki uygulamaları kullanmanız gerekecek yeni uygulama da yazılmayacak. bence alınır çok sıkıntı etmemek lazım

      1. Ezgi

        Bende aynısını düşünüyorum, üstelik şuan ürünün fiyatı oldukça iyi yalnızca renk seçeneği kalmamış durumda. Siz şuan kullanıyor musunuz? Kullanıyorsanız Ne zamandır kullanıyorsunuz ?

  2. Tufan Reply

    Bende bi pebble saat var ama kenarında çok ufak bi iki çizik var acaba onları nasıl kaptabılırm? Ekranın etrafındaki O gümüş renk çizildi çözüm varmıdır?teşekkürler…

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: