Huawei Mate 8 telefon görünümlü 37 ekran televizyon incelemesi

DSC_0343.0.0Yeni ay yeni iş derken bloga anca sıra geldi. Hangi telefonu alsam serisinin mart yazısını yazacağım ama öncesinde araya küçük bir inceleme sıkıştırmak istiyorum. Size burada şu telefonu al bu telefonu al diyen terzinin kendi söküğünü dikmek için aldığı “aslında aldığı da değil, bir şekilde sahip olduğu diyelim” telefonu şöyle bir derinlemesine incelemeye başlayalım bakalım.

Sizlere buralarda şu telefonu al bu telefonu al diye ukelalık yaparken gün geldi ve benim de bir telefon alma mecburiyetim doğdu. Geçen sene aldığım Samsung Galaxy Alpha miyadını doldurup sarj tutmaz hale gelince artık yeni bir telefona geçme zamanım geldiğini anladım ve telefon seçme sürecine geçtim. Binlerce model arasında sizler gibi benim için de bir telefonda karar kılmak çok zordu. Bu nedenle öncelikle “ki daha sonra bunu detaylı anlatacağım başka bir yazıda” kendime bir ihtiyaç listesi yaparak en uygun telefonu seçmeye çalıştım. İşe “bir telefonda olmazsa olmaz özellikler nelerdir?” sorusunu kendime sorarak başladım ve şöyle bir liste çıkardım.

  • Telefonu telefon özelliğinden çok bir tablet gibi tüketim amaçlı kullandığımdan “birşeyler okuma, yazma, video, sosyal medya v.b.” ekran boyutunun 5.5 inch ve üstü olmasının uygun olacağını düşündüm. Bir önceki telefonumun 4.7 inch ekranı bu konuda bana yetersiz geliyordu.
  • Batarya süresinin ortalama üstü olması da önemli bir kriterdi benim için. Yoğun kullanan bir insan olarak sarj konusunda yaşadığım sıkıntıları tekrar yaşamak istemiyordum.
  • Hızlı sarj özelliği de dikkate aldığım bir özellik olarak kafamda yer etmişti. 30 dakikalık bir sarj olma süresi ile en azından beni 7-8 saat götürmesini çok pratik ve elzem bir özellik olarak görüyordum.
  • Parmak izi ile güvenlik kontrolü de şartlarımdan bir tanesiydi.
  • Geleneksel micro usb girişe sahip olması da elimdeki kablo ve aksesuarların boşa çıkmaması adına önemliydi.
  • Son olarak çift sim kart destekleyerek beni şirket ve özel hatlarımı ayrı ayrı taşımak zorunda bırakmaması, ayrıca 2. hat kısmını Türkiye ziyaretlerimde Türk hattımı takıp kullanabilmemi sağlaması da elzemdi.

Bunların dışında da bir kaç kriterim olsa da ana hatlarıyla böyle bir telefon arıyordum ve bana sunulan seçeneklerin içerisinden bu kriterlerin tamamına yakınını kapsayan tek ürün olan Huawei Mate 8’de karar kıldım. Telefon bir haftadır elimde ve hızlıca incelemeye başlayalım.

Huawei-Mate-8-unboxing-image

Daha önce de bir yazıda bahsettiğim üzere Huawei telekom altyapılarından, sunucu ürünlerine çok geniş bir yelpazede ürüne sahip köklü bir Çin firması. Akıllı telefon pazarında adını yeni yeni duyursa da özellikle telekom altyapı konusunda tanınmış bir şirket. Mobil cihaz konusunda da her sene kalitesini daha da arttırarak çok güzel ürünler çıkartıyorlar. Bunların sonuncusu, geçtiğimiz sene pazara sundukları ve oldukça beğenilen Mate 7’nin yeni kardeşi Mate 8.

Mate 8 tamamen metal bir gövdeye sahip 6″ ekranlı kocaman bir akıllı telefon. Ekran Ips teknolojisine sahip “iPhone ekranlarıyla aynı teknoloji” ve 1920×1080 çözünürlükle geliyor. Çok şık siyah bir kutusu bulunan telefon, yanında hızlı sarj imkanı sağlayan adaptör ve usb kablosuyla birlikte ucuz ve çirkin bir katı plastik kılıfla birlikte geliyor. Yanında verdikleri kulaklık ise iPhone’la birlikte verilen kulaklıkları andırıyor. Ses kalitesi ise tatmin edici diyebiliriz. Cihaz iPhone 6s Plus modelinden yarım inch büyük ekrana sahip olmasına rağmen ondan bir santim kadar daha uzun buna rağmen 10 gram daha hafif. Ses yükseltme alçaltma ve açma kapama tuşları sağ tarafta konuşlanmış durumda. Cihazın çok temiz ses vermese de idare eden hoparlörü cihazın altında micro usb girşininin yanında konuşlanmışken kulaklık girişini cihazın üst tarafına yerleştirmişler. Cihazın arkasında ise hemen kameranın altında parmak izi tarayıcısını bulabiliyorsunuz. Dediğim gibi cihaz metal bir gövdeye sahip. Arka kısmının hafif bombeli metal yapısı hem tutmayı kolaylaştırıyor hem de elden kaymamasını sağlıyor. Bundan sonraki kısmı maddelendirerek devam edelim ve tek tek cihazda sevdiğim ve sevmediğim şeylerden bahsedeyim.

  • Tek derdiniz çok iyi batarya süresine sahip kocaman bir telefon almak ise kesinlikle bu o telefon. 4000 mAh bataryaya sahip telefon benim gibi bir adama bile 2 tam gün yetiyor. Mucize gibi. 4 saatte ortalama %10’a yakın sarj harcayan telefon 2 tam günlük kullanımı rahat rahat karşılıyor. Az kullanıyorsan size 3 gün bile yeter. Gerçekten müthiş.
  • Yanında gelen sarj aleti ile tam sarj olması 2 buçuk saat sürüyor. Biraz uzun olsa da 4000 mAh bataryanın dolmasının zaman gerektirdiği bir gerçek. Bunun yanında hızlı sarjın bir güzelliği cihaz ilk 30 dakikada %35 sarj olabiliyor ki %35 sarj ile 10 saate yakın kullanım sağlayabiliyorsunuz.  Sabah uyandınız telefonu sarja koyun el yüz yıkayıp giyinip evden çıkana kadar size tüm gün kullanacak sarj sunsun. Kesinlikle çok işe yarıyor.

verge1

  • 6″ ekranı dediğim gibi Ips teknolojisine sahip. Açıkcası 2560×1440 çözünürlüğe sahip yeni nesil Amoled ekranlar kadar kaliteli bir ekran değil. Ama bu kalitesiz olduğu anlamına da gelmiyor. iPhone 6s plus ile nerdeyse aynı. Tok ve işe yarar bir ekran.
  • Cihazın tüm özellikleri dışında benim için cazip tarafı çift sim karta sahip olmasıydı. Cihazda 2 nano sim girişi var. 1. sim  hemen hemen tüm Lte ve 3g şebekelerini destekliyor. Diğer nano sim girişine taktığınız kart ise sadece 2g destekli. Yani sadece arama ve sms için ki benim için uygun. İnternet paketi filan olan şirket hattımı ilk girişe takıyor tüm işimi ordan görüyorum. Kişisel hattımı ise 2. slota takarak sms ve arama için kullanıyorum. Eğer 2. sim kart yuvası sizin için gereksiz ise cihaz bu bölüme sd card takmanıza da izin veriyor. Yani cihazı ya çift simkartlı olarak kullanabilir ya da tek sim + micro sd kart takabilirsiniz. Bu arada cihaz 32gb dahili hafızayla geliyor.
  • Huawei cihazda kendi üretimi olan HiSilicon Kirin 950 8 core işlemci kullanıyor. 3gb ram sahibi cihaz benim bugüne kadar kullandığım en hızlı cihazlardan biri. En ufak bir takılma ve yavaşlama yok. Bu kadar hızlı olmasına rağmen cihaz ısınmıyor ki benim en sevindiğim şeylerden biri de bu oldu.
  • Firmanin ilk Android 6 Marshmallow ürünü olan cihazda çok hızlı bir parmak okuma sistemi bulunyor. Yarım saniyenin altında parmak izi tanıma gerçekleşip cihaza ulaşabiliyorsunuz. Çok hızlı ve doğru bir tanımlama yapıyor. Parmak izi taramasının konuşlandırıldığı yer de çok ergonomik. Arka tarafta bulunmasına rağmen doğal bir kullanım sağlıyor.

DSC_0343.0.0

  • Yazılım kısmına gelirsek cihaz dediğim gibi Android Marshallow 6 yüklü olarak geliyor. Huawei Android 6 Stock görünümünü kormaya özen göstermeden Emu diye adlandırdıkları bir arayüz tasarlamış. İlk göze çarpan farklılık tüm Android cihazlardan alışık olduğumuz uygulama menüsünün cihazda olmaması. Bunun yerine uygulamalar aynen iPhone’da olduğu gibi ana ekrana yerleşiyor ki bence kesinlikle doğru bir hamle. Uygulama menüleri bana çok kullanışsız geliyor. Zaten Android bir sonraki sürümünde aynen Apple ve Huawei gibi bunu sistemden kaldıracak. Aklın yolu bir.
  • Bunun dışında da bir çok değişiklik var. Örneğin notification center stock Android’in aksine bir zaman çizelgesi şeklinde gözüküyor. Çok daha kullanışlı ve yararlı. Telefon menüsü sade ve kullanışlı. Cihaz arka planda çalışıp batarya tüketen uygulamaları da size bildiriyor. V.s. V.s Huawei bir çok güzel ekleme yapmış stock Android üzerine. Seçtikleri çirkin tema ve icon set dışında Emu hoşuma gitti. Allahtan bunun da çözümü var. Cihaz tema desteğine sahip olduğu için bu çirkinlik yerine zevkinize uygun birşeyler bulabilirsiniz. Biraz Xda gezip material theme for Emu 4 diye aratın güzel şeyler çıkacak.
  • Telefon görüşmelerinde ses kalitesi ve berraklığı gayet iyi. Keza kulaklıkla müzik dinlerken de tatmin edici. Ama üstündeki hoparlör için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Kötü değil ama iyi de değil.
  • Kameralara gelirsek, cihazın beni en çok hayal kırıklığına uğratan yanı kamerası oldu. 8mpx ön kamera aslında gayet iyi. Geniş açılı lens ile iyi bir görüntü kalitesi sunuyor. Selfiler için çok çok yeterli ve tatmin edici. Arka kamera ise 16mpx  f/2.0, 27mm değerlerine sahip titreme önleme özelliğine sahip kaliteli bir Sony kamera. Kağıt üstünde çok çok iyi. Hızı da çok iyi bu arada saniyesinde resim çekebiliyorsunuz. Ama bu kağıt üstündeki değerler bir şekilde sonuca yansımıyor. Hayır kötü değil ama kesinlikle bu kameradan daha iyi sonuç almayı bekliyor insan. En azından rakamlar böyle olması gerektiğini söylüyor. Sanırım yazılım kaynaklı bir sorun var ve ileride güncelleme ile düzeltilir. Işıklı ortamda çok sıkıntı olmasa da düşük ışık ortamlarda çok belirgin bir noise var. Bir kaç örnek resim ekliyorum kararı siz verin. Kötü değil ama kesinlikle piyasadaki en iyi kameralı telefon değil. Note 4 kamerasının bir tık üstü kalitede.
mde

mde

mde

mde

bmd

bmd

dav

dav

dav

 

Bu kadar yazdık bir toparlayalım bakalım. Cihaz burada 600€’ya satılıyor ki bu Türkiye’de 2500 lira civarından gider diye düşünüyorum. Cihaz kötü bir cihaz olmamakla birlikte bu fiyat seviyesinde maalesef tavsiye edebileceğim bir cihaz değil. Şu 3 şart sizin için geçerli ise bu telefonu alın. Kocaman bataryalı, kocaman ekranlı ve çift hatlı bir telefon. Aradığınız bu ise kesinlikle hakkını veriyor fakat çift hat kısmı sizin için elzem değilse 50 € daha pahalı Note 5 çok daha iyi bir alternatif. Ya da Türkiye için geçerli olmasa da 350€ fiyat etiketiyle OnePlus 2 güzel bir seçenek. Bu fiyattan tavsiye etmem mümkün değil. Bana sunulan seçeneklerin içerisinde benim için en mantıklı seçenek bu olsa da 600€ verip alacağım bir telefon değil kesinlikle.

Kaynaklar: Huawei GsmArena The Verge

Share

Fani bir aytimenicir. Berlin'den bildiriyor, sizleri bilgiye boğmadığı zamanlarda birşeyleri kapatıp açarak çalışmasını sağlıyor